
Recep Tayyip Erdoğan, Denizli’deki kaplıca tatili sırasında cuma namazını kılmak için kaldığı otel yakınlarında bir camiye gitmiş… Gazetelerin yazdığına göre, Erdoğan’ın camiye geç kalması nedeniyle öğlen ezanı yaklaşık 15 dakikalık bir gecikmeyle okunmuş…
Bu talebin asla Erdoğan’dan geldiğini zannetmiyorum, yanlış anlaşılmasın… Kesin imamın işgüzarlığı… Zaten konum da namaz vakitleri değil… Konu bizim milletimizin güce tapması durumu…
Burada iki önemli kavram var:
1-) Güce tapınılması,
2-) Tapınılan gücün bundan orta vadede hoşlanmaya başlaması.
Her ikisi de insan doğası diyebilirsiniz, bir noktaya kadar da haklısınızdır. Ama neden bu tür olaylar sadece bizim memleketimizde oluyor? Neden mesela bir İsveç başbakanı kiliseye geç kalınca ayin ve o kadar millet O’nu beklemiyor? Yalakalıktan, işgüzarlıktan, güce tapmaktan kaynaklı; ‘tanrı beklesin kardeşim, koskoca İsveç başbakanı gelip dua edecek’ diyen bir rahip yok mesela? Yok işte… Eğitimden dolayı yok, akılcılıktan dolayı yok, olayları değerlendirme yeteneğinden dolayı yok… Ne derseniz deyin…
Tabi ki bunlar bireysel işgüzarlıklar. Her ülkede bir tip çıkıp bu hareketi yapabilir. Ama başbakanlık kortejinin kırmızı ışıkta beklemesini emretmek gibi birşey olmalı bu… Bu hareketi yapan imamı öyle bir azarlayacaksın ki, adamın allahı şaşacak tabir yerindeyse… ‘Kardeşim Allah katında başbakan mı var? Sen ne biçim imamsın!’ diye azarlayacaksın ki, herkese örnek olacaksın… Böylece yukarıda bahsettiğimiz 2. maddeden yargılanmayacaksın zihnimizde…
‘Ben sana devlet büyüğü olamazsın demedim, büyük olamazsın dedim’ derler adama…
| |