Kurtlar Vadisi Tezi & Yorum (1)

kurtlar-vadisi1.jpg

İlk çıktığında ve sadece Kurtlar Vadisi olduğunda da eleştirilmişti, uzun metrajlı film olup arkasına bir Irak yapıştırıldığında da… Şimdilerde de Pusu kurmuş, reyting avında, yarattığı etkiden gururlu ama sorumsuz… Başka birşey değil…

Bu kadar gündemde tutulma değerinde mi? Başka toplumlarda da gündem yaratacak güçte mi? Bence hayır…

Bakın Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Zeynep Gültekin’in tezine göre Kurtlar Vadisi rakamlarla nasıl:

“İncelenen 55 bölümdeki örtülü şiddetin görsel ve sözel kullanımında; 296 bağırma, 145 küfür ve hakaret, 131 dolaylı küfür, 174 tehdit, 149 dolaylı tehdit, 161 baskı, 119 dolaylı baskı, 111 dışlama, 127 ilgisizlik, 124 aşağılama, 122 alay, 149 ima ve 113 yerme. Açık şiddet yöntemlerinin dağılımı da şöyle: silah kullanma 145, silah gösterme 226, çatışma 111, öldürme 411, yaralama 152, saldırı 137, dayak 147, tokat 155, kavga 175, işkence 110, tecavüz 3, taciz 191, bombalama 3, adam kaçırma 4.”

2_14.jpg

Yarattığı saatli bomba gibi aramızda dolaşan ‘Polat Alemdarlar’ yüzünden yüksek lisans tezinin başlığını, ‘Bir Popüler Kültür Ürünü Olarak Mafya Dizileri: Kurtlar Vadisi Örneği’ koymuş Zeynep. Tezinde, Susurluk kazasıyla ortaya çıkan mafya-devlet ilişkilerinin dizilerde yer almaya başladığını, bu dizilerden Kurtlar Vadisi’nde de şiddet ve milliyetçilik olgularının egemen değerlerle ilişkilendirildiği yorumunu yapmış. Mafyayı yok etmeye çalışan devlet görevlileriyle mafya üyelerinin kendi içindeki tüm eylemlerinde şiddetin meşrulaştırıldığını belirttiği dizinin 55 bölümünü inceleyerek özetle şu sonuçları çıkarmış:

2_17.jpg

“Kurtlar Vadisi’nde şiddet, yaşamın vazgeçilmez ya da ayrılmaz bir parçasıymış gibi, sorgulanmaksızın gündeme getiriliyor. Saldırganlık, başkalarıyla ilişkilerin yürütülmesinde kesinlikle onaylanabilir ve uygun bir teknik gibi gösteriliyor. Şiddetin sunumu hem açık hem örtük yapılıyor.

3_7.jpg

Milliyetçiliğin simgeleri de görsel ve sözel olarak kullanılıyor. 55 bölümde vatan kelimesi 128, millet 142, bayrak 240, kan 13, feda olmak, canını vermek, uğrunda ölmek 144, ülke 164, onur, gurur 123, asker, ordu 255, harita 313, din 299, onlar (dazlak, Yahudi, Amerikalı, Kürt vs.) 513, hilal 117 kez geçiyor.

Dizi kahramanı Polat Alemdar cesur, fedakâr ve doğruluktan taviz vermeyen ama biraz da gizemli yönleriyle mükemmel bir kişilik olarak sunuluyor. Koyu takım elbiseleri, otomobili, hep sergilediği silahıyla ‘olumlu değerler’ yüklenen Polat, vatanını her şeyden önde tutan bir lider olarak gösteriliyor. Milliyetçi düşünce, ahlaki değerler üzerinden de açığa çıkarılıyor. Silah, şiddet, maganda davranış biçimleri gibi değerler dizide adeta yüceltiliyor.”

***

Şimdi bu bilimsel araştırmaya da dayanarak; televizyonun sorunları gerçek boyutlarıyla ortaya koyması, bu sorunlara alternatifli çözümler getirmesi ve bu çözümlerin uygulanmasında şiddetten kaçınılması, milliyetçilik gibi kolay harlanabilecek konulara daha dikkatli ve etnik ayrımcılıktan kaçınarak yaklaşması gerektiğini düşünüyoruz hep. Kim mi? Biz tabi… Yani aklı selim insanlar…

***

Ülkemizde popüler olmak malesef o kadar basit ki, Andy Warhol’un ‘Herkes birgün 15 dakikalığına ünlü olacak’ cümlesi buralarda daha değişik gelişiyor: Herkesin ünlü olabilmesi için 15 dakika yetiyor…

…tabi bu 15 dakikada çok çalışacaksın:

- Şarkıcıysan skandal patlatacaksın, şarkıcı namzetiysen Divalardan biriyle evleneceksin.
- Artistsen yönetmenle basılacaksın, yönetmensen artistle.
- Sporcuysan hoca hakkında konuşacak, hocaysan sporculara verip veriştireceksin.
- Yorumcuysan küfürlü konuşacak, terbiyesizce eleştireceksin.
- Yazarsan hemen bir taraf tutacaksın. Milliyetçi kanatta olursan Türkiye’de, başka kanatlarda olursan Avrupa’da ünlü olacaksın.
- Şovmensen adam gibi şov yapmayıp, dakkada bir haddini aşacaksın.
- TV’da yapımcıysan fırsatları kollayacaksın. Bizim milletimiz hemen gaza gelir, ortam neye müsaitse o konuları kaşıyacaksın.
- Ticaret erbabıysan bile ünlü olabilirsin, hemen artistle sen de basılacaksın.

İşte bu hepimizin yakından bildiği konu başlıklarını hayatında uygularsan, sadece 15 dakikalığına ünlü olmaz, 15 dakikada aniden ve yaptığın işle değil yaptıklarınla ünlü olur, ünlü yaşarsın…

Bu arada olan yine bizim heyecanlı milletimize olur.

Bir bakarsın ki, ortalıkta: skandal kralları ve kraliçeleriyle dolu bir müzik ve şov dünyası; sporculuğundan çok, orada burada konuşan, gece hayatıyla gündemde sporcular ve onları yorumlayan bir sürü küfürbaz adam; romancılar hariç eğitim ve eğlendirme duygusunu yitirmiş, aşırı uçlara meyilli bir sürü yazar; şovmenlikle şov-şaklığı birbirine karıştırmış seviyesiz espri üreticileri; para kazanma uğruna çekilen ve toplumu olumsuz etkileyen mafya dizileri, bir cümleye çekilip uzatıldıkça uzatılan salya sümük hikayeler, prime-time kavgasyla dolu anlamsız geceler…

Sokaklarda beyaz gömlekli, siyah ceketli, 20′li yaşlarındaki yürüyen mayınlar, liselerde şiddet, aile içinde şiddet, sokakta ve evlerde seviyesizlik, heryerde fırsatçılık, köşeleri sivri davranışlarla dolu bir toleranssız toplum…

Tam ihtiyacımız olduğunda, hepiniz yanımızdasınız. Allah sizi başımızdan eksik etmesin…

Yorumlar:

Rumuz:
hakan

Yorum:
Bence güzel bir dizi. Anlatılanı anlayabilmek önemli.

Bu kategorideki diğer yazılar

Savaş! & Yorum (1)Cennet Bahçesi & Yorum (2)Irak Tezkeresi ve Milletimize Çağrı & Yorum (1)Avrupa diye çıktık yola, Uganda’ya vardık!Cuma namazı bekler mi?Antalya’nın ahlakı bozuldu! & Yorum (3)Pavarotti gitti… & Yorum (2)Pak Bahadur öldü…Yeni Anayasa taslağımız

 
 

« Önceki Yazılar Sonraki Yazılar »

 
İllüstratör: Yaprak Moralı