
Geçen hafta bir arkadaşım ‘Felsefe sormakla başlar’ dedi laf lafı açmışken… O kadar uzadı ki konumuz daha sonra, konudan uzaklaştık, başa dönemedik, başlığa dönebildik: ‘Felsefe sormakla başlar’…
Herkesin olumlu yaklaşabileceği bu önerme, hemen bir başka önerme ile çakıştı gibi göründü: ‘Felsefe doymakla başlar’. Önceleri sormakla başladığını söyleyen arkadaşımız karşı çıkmış olsa da, felsefenin aslında ne olduğunu tartışmaya başladık…
‘Felsefe varlık ve düşünmeyi oluşturan ilkeler, gerçeklik ve nedenselliğin araştırılmasıdır. Belirli bir konuda yoğun ve sistematik düşünmektir. Çoğunlukla büyük filozofların çalışmalarının toplamına denilir. Filozoflar tarafından ortaya atılmış, çeşitli soruların cevaplarının aranması anlamına gelir. Filozoflar genellikle varoluş veya varlık, ahlak veya iyilik, bilgi, gerçek ve güzellik konularıyla ilgilenmişlerdir. Tarihsel olarak birçok filozof dini inançlara veya bilime de eğilmiştir. Filozoflar genellikle bilimin dışında kalan bu kavramlarla ilgili kritik sorular sorarlar. Felsefe nedir sorusunun cevabının aranması da bir felsefi uğraştır.’ gibi konularda uzlaştık…
Peki dedik sonra, ‘Sormakla başlayan’ felsefenin ilk sorusu ‘Bu akşam ne yiyeceğim, nerden bulacağım’ soruları ise ve düşünceler aç karnın doldurulmasından başka birşeye yoğunlaşamıyorsa, ilk soru ‘Felsefe doymakla başlar’ değil midir?
Kimi katıldı, kimi katılmadı… Sizlerle bu ‘doymuş ve toplumdan uzak’ konumuzu da paylaşayım dedim… Saygılar efenim…
Not:Yukarıdaki resim 12.yy Herrad von Landsberg’in ‘7 sanatın ortasında duran felsefe’ adlı eseridir… Bilgilerinize…
Yorumlar:
Rumuz:
leibnizian
Yorum:
Marx’a göre felsefe üst yapı, ekonomi ise alt yapıdır. Felsefe yapmak için temelinde ekonomik refahın olmalıdır. Yani doymadan felsefe yok:)
| |